Kronikçinin Not Defteri/Hafızanın Mimarisi

Çeyrek asrı deviren bir meslek hayatının süzgecinden damıttığım tek bir gerçek varsa, o da budur: Zihin, en kalıcı bilgileri mürekkebin izinde öğrenir. Bu, sadece romantik bir inanış değil, beynimizin o karmaşık mimarisinin en temel prensiplerinden biridir. Yazı eylemi, nöronlar arasında yepyeni ve çok daha sağlam köprüler inşa eder. Yıllardır yapılan sayısız araştırma da bu kadim bilgeliği doğruluyor. Ancak modern çağın bize sunduğu parlak ekranlar, bu gerçeğin üzerine bir sis perdesi çekti. Şunu net bir şekilde ayırmamız gerekiyor: Klavyenin o mekanik tıkırtısı veya ekrana dokunmanın o hissiz teması, kalemin kağıtla buluşmasının yerini tutamaz. Dijital ortamda yazmak, bilgiyi kumun üzerine yazmak gibidir; ilk dalgada kolayca silinip gider. Peki neden? Çünkü gerçek öğrenme, dokunsal bir eylemdir. Kalemin kağıdın dokusunda bıraktığı o hafif pürüz, o kendine has sürtünme sesi, elinizin o kişisel ve tekrarlanamaz hareketi… Her biri, beyninize ayrı bir duyusal sinyal gönderir. Bilgi, sadece gözünüzden değil, parmak uçlarınızdan da zihninize işlenir. Bu, hafızanın toprağına elle tohum ekmektir. Her harf, her çizgi, o toprağa daha derin bir kök salar. Gerek okul sıralarında bir restorasyon projesinin detaylarını çizerken, gerekse yıllar içinde binlerce öğrenciye karmaşık teknikleri anlatırken, bu tekniğin bana sağladığı o berraklığı ve kalıcılığı her zaman hissettim. Bir konunun üzerinden tekrar tekrar geçmek, ezberlemek yerine, bir kez özenle yazmak, o konunun zihnimdeki kalesini inşa etmemi sağladı. Bu yüzden size tavsiyem, o eski dostlara geri dönmenizdir: bir parça kağıt ve bir kaleme. Hafızanızı bir ekrana değil, kendi elinizin emeğine emanet edin. Farkı gördüğünüzde şaşıracaksınız.

Yazarak Öğrenme 🖋

Yaklaşık 25 yıllık sektör geçmişimde öğrendiğim en önemli şey yazarak beynin farklı tarafını kullanmanın faydalı olduğudur. Bunun üzerine yıllardır birçok araştırma görüyor ve okuyoruz. Kendimin de benimsediği bu tekniği her daim insanlara aşılamaya çalıştım. Ancak burada değinmek istediğim nokta yazarak öğrenebilmeniz için mutlaka kağıt ve kaleme ihtiyaç duymanızdır. Sanal ortamda yazı yazmak yani cep telefonu, tablet veya bilgisayar kullanarak yazmak hafızanız açısından hiç bir şey ifade etmemektedir. Çünkü yazdıklarınızın hafızanızda yer edebilmesi için kağıt ve kalem ile temas halinde olmanız gerekmektedir. Okul hayatımda da, çalışma hayatımda da benimsediğim bu tekniğin çok faydasını gördüm. Bu sayede bazı konuların üzerinden tekrar tekrar geçmeden sorunların üstesinden gelebildim. Sizlere de yazarak hafızanızı güçlendirmenizi öneririm.

Volkan Özpolat


Chrono Scribe Studio sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.

Yorum bırakın

WordPress.com'da bir web sitesi veya blog oluşturun

Yukarı ↑

Chrono Scribe Studio sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin